
BİR TEZ: GİZLİLİK, ÖRTÜLÜLER, GİZLENİŞLER, KAPALILIKLAR, SİNSİCELER VS’LERİN İZÂHI
(Beşinci sayfası)
“Türkçede tutum davranış hallere, İslâm tarz kavramıyla amel ve teknik-teknolojik olmayan, özlü de ihtisas olmayan; İdeol protokollerine kapılarak, çağdaş diye söylenen söz kültür kelimesidir. Yani insanların yaşantılarıyla yaptıkları eserler ve etken kalıntıları demektir.”
Çok az insan dünyada uyumlara kavram isabetiyle yaşar ki; insanın insana faydası üstünlük fazileti bir değer boyutlarla bilinsin. Hukukun üstünlük kaynağı budur. Hukuk üstünlüğü, maksat birer satıhların değer boyutlarının uyumlu isabetlerinin bilmektir. Çoğul gerçeklik de denebilir. Her bir kişi bir ve birkaç gerçek sahibiyse. Buna inatla mıhlanıp kalmamalıdır. Toplum bütününde uyumla isabetle birleştirilip yapılanan toplum fazileti, eseri, kültürü meydana çıkmasıdır. Buna da adalet denir. Binlerce sene evvel konuşma kargaşalığına düşüp inat eden Türklere Turan ve daha çok seneler bundan sonrası Hz. Üzeyir (AS.) birlik adalet isabetini öğretti. Şimdi isabetsizlikler de kargaşalıklar bilinmektedir. Devletçilikte, halkın kendi kendisini idaresi deyip de. Meydana getirilen ve kanonlarla yaptırıcı devlet resmi daireler: Halkı astığı astık, kestiği kestik şeriatçısı olursa ki, çünkü şeriat kanun demek kanunla yaptırıcı ya da şeriatçı denir. İslâm da ibadetleri emir ve yasak kanunlarıyla yaptıran yalnız suçsuz Allâh-û Teâlâ ve O’nun Resulüdür. Bundan sonrası mukallit taklit ölçü isabet dereceleriyle ölçülür. Bu ölçülerden beğenilen, iyi sayılanlar çıkabileceği gibi isabetsizlikler de ortaya çıkabilir.
İslam’ı insan eseri, yani kültürü diye şeriata mıhlayan. İslam düşmanı kâfir ve kâfirin çıkmazından kurtulamayan ve onunla didişip duran idraksiz Müslüman da en zalimlerdir. Allâh-û Teâlâ’ya iftiracıdırlar. İslam’a böyle müteşebbislerle yaklaşılmaz, çünkü açık teşebbüs İslam’da bahsedilmez itaat yok olan gizlisi de olmaz. Mümkün olduğu kadar az suçu olan insanlarla karşılaşırsanız ancak susabilirsiniz.
Nasıl anlamadan bilmeden idraksiz şeriat savunucusu varsı. Yine anlamadan bilmeden canlı cenaze hortlaklar, zorlu zorbalıkla adam korkutanlar şeriat düşmanlık bahaneleri İslâmadır. Öte tarafta şeriatla, yani kanunla, kanun adamı, yani yine şeriatçı genel ev patronculuğu ortaya çıkıyor.
Şeriat kanunu: İmar kanunu, borçlar kanunu vs. gibi deyim değildir. İş olsun diye Almanya’dan gelen bir adam hanımına seslenir; Hanım bir parça stück şeker getir. Parça, parçadır ve stück’de Almanca parçadır. Şeriat kanını da böyle iki değişik halde tekrardır. Kullanacak hiçbir yeri olmayan da çifte standarttır. Eski yeniyi, şimdi diye yutturucu ataklığı, gâvurun çaktırılmaz marifeti sayılır. Halbuki iki yüzlülük; Münafıklık cezalacak ameli vurgulayıp göstermektir. Sırf bencil zorba zorlu şımarık fantezi uydurukçular pek çoktur. Bu aklını kullanamayan akılsızları da göstermektir. Böyle akılsızlık sebepler sayesinde kendi mevzuatlarıyla dâhiler, memleket kurtaran kahramanlar, bulunmaz önderler türer. Astığı astık, kestiği kestik bürokrasiler mevzuat dikteleriyle kendi kendilerinin idaresini halka zulümle yürütüp idare ederler. Sonra buna da tersten halkın kendi kendisini idaresi derler. Mecusilikten, tabiatizmden, komünizmden, enternasyonalizmden, liberalizmden hiç aklını kullanan olur mu? Eski sinsi liberalizm: şimdi dünya sömürücülük birlik mantık ve felsefe pisliğinden başka da değildir.
Hz. Allâh-û Teâlâ (CC. CŞ.), yegane bir İlâh (Lailahe illallah) kudretinden başka her şeyin ulaşamayacağı ve bütün kusurları aşıp, kusursuz yaratıcı yetendir. İtaatlıklarda insanların dünya şartlı sebepli ve hayırla, şerle hürriyet yaşantısına zamansız mekânsız, cihetsiz en yakın hemen yetendir. Bunlar ‘O’ kudrettedir. Hayatın bu olmasına rağmen; Mükellefler-de, yani insanlar da, takdir Rızâen Lillâh emir ve yasaklar-da (tireli da’lar dahi demek değil, o yerde, oralarda demek) ibadet ve duaların itaat-ta en üstün hallerine yetişip yeten ve isabetler ettiren İlahi Kudret-te’dir. Dünyada bunun tersini düşünmek şirk isyanıdır. Şeytan lâinin işine yaramaz imansız çeşitli ayyaş uyuşuk kâfiri, gâvuru isyan nara terk etmiştir. Ne kadar cazip görünürse görünsün. Bu görünüşünün kat kat pek çok üstünde isyana sebepler bahaneleri; Dürülmüş isyan narın zıt bezeyip icat ve keşiflerindedir. Bu da kâfir ve gâvura isyan narın fani zıtlık yettiğidir. Bu vesileyle icat ve keşifler onlara kolay olmaktadır. Bu kötülüklere muhalefet: Hayra tebdili, isabetlerde ölçülü, isabetli israfsız velhasıl ölçülü isabetler –de güzel ahlaklı olmak şart ve sebeptir. Şerri, hayra tebdil müteşebbislere de Hz. Allâh-û Teâlâ’nın insanlara takdirleri İslam teşebbüs yetendir. En yakın gizli teşebbüs ledün izahlar herkesin hayrına yetendir. Teşebbüse geçip kendisine maledeklere aittir. Ben bunda yaşayandan biriyim.
05 ARALIK 1995
Bu tez Ledün İlmi ile yazıldı. (Devamı altınca sayfasındadır.)
Turan ÖZŞAHİNER
