
GİZLİLİK, ÖRTÜLÜLER, GİZLENİŞLER, KAPALILIKLAR, SİNSİCELER VS’LERİN İZÂHI
BİR TEZ: GİZLİLİK, ÖRTÜLÜLER, GİZLENİŞLER, KAPALILIKLAR, SİNSİCELER VS.’LERİN İZAHLARI
(İkinci Sayfası):
Ruha, ruh ile beden arası sönüktür. Ruh onu görür, özü takatiyle tamamını canlı tutar. Beden, ruh ile beden arasına sönüktür. Ruh ile beden arası bedeni görür, sahiplenir. Bu insanî yapı, dünyada kararlıca yaşaması için aydınca zâtîye zevâtlarıyla emir ve yasak ve taklit zıtlarla da olabilir; hür irade fıtratıyla yaratılmış. Maddî beden gözü tabiatçı, nâr hortlağı, canlı cenaze demektir. Şeytan bile böyle gâvurluktan korkar, uzaklarına kaçar. Gâvurluk, nâr taklit tabiatıyla baş başadır. Onlar yüzde, yirmi beşten elliye kadar alkolik, her çeşit içki uyuşuklarında yaşasalar da taklit, icat ve keşifler oluşmak için adeta gâvurlara, ayyaşlara yalvarır. “Tabiat sözü; ‘Sizin rabbiniz değil mi?’
Elektron etken yüklerini sebepleriyle açık iletken, yani yolu varlığa yönlü süpürülürse elektrik etki husule gelir. Elektronlar, yarı iletken yollarda kapalı itilip, yani dürülüp çekiştirilerek, kendisini hissettirenlere de elektronik beyin kat devre entegrasyonları denir. Bu iki etkiyle her iş amaca göre kendi kendisine otomatiklik robotlar yapılabiliyor. Robotlar istek sınırına göre yapılır. İstemeyenleri, bahsi bile olmaz; yok. Robotlar programlarına uyar. İtaatı, programının dışına çıkamaz. Olmayacaklarına itaattır. Ey her şeyiyle hiç gâvurluk! Nâr taklitçiliği, hele bunların ömrü de miatladır, hâlâ uyarıcılarla kendi kendinize gelmeyeceksiniz? Bunlarla bölünmeler olur mu?
Taklitçiliklerde şerli örtülü, gizli sinsi, ikiyüzlü kapalı vs.ler yalan dolan açıklıklarda iyi hüsran sömürücülüğü yapılabiliyor. Ruh ile beden arasındaki yapıyı kullanamaz. Zavâtsız, şahsiyetsizlik robot bile olunmuyor. Onun için robotlardan korku lâneti yaşanmaktadır. Ya robotlar hâkimiyeti gibi âdîlik korkularıdır. Başlangıç şartlı lânet korkuların hâsılıyla firarlar olmuş. Bu devam eden kötülüğün neresi başarıdır?”
YARATILMIŞ İTAAT NUR:
Değerli boyutlarıyla yapılananlar: Şereflilik birliği, haysiyetlilik, ölmez akıllılık, namusluluk, vicdanlılık, insaflılık, dürüstlük, inançlılık, güzel ahlâk birliği vesaire vesaire gibi fıtrat aynel yakın aslı esası özünde yaratılmış var itaatı ve bunu aşmayacak da yokluk itaatıdır. “İlâhî kudret yaratıcı nur, yaratılmış nur değil.”
İSLÂM:
“Yaratık değil, Yaratan’ın, ‘İlâh (Lâ ilâhe illallah)’ bir kelâmından mahfûz gizli akseden, Marat, Maksat ve Kasıt vs. gibi BAHİS, MEVZU, HABER VE KÂMALÂT, Şan-Şeref, Evveliyetler, âhiretliklerdir. Yaratıklarına kendisini bilen ve ne yarattığını eksiksiz, noksansız apaçık bilen. Yarattıkları da ‘O’ olamaz gizli gerçeğin şahadetnamesidir.
Bu şahadetnamenin, ilâhî Kelâm Akseden mektubun insan ispat tesbit seneti Hz. Peygamberimiz, Hz. Muhammed (S.A.V.) Meâl-i Şerifi ve Hz. Peygamberler (A.S.) Vettelimâttır. Meâl-i Şerif kültür değil, DÎN’dir. Ve yegâne din de İSLÂM’dır. Bütün insanlık fıtraten Hz. Peygamber Muhammed (S.A.V.) olamaz. Ancak fıtrata aynel yakınlığı hedef alarak. Hz. Muhammed (S.A.V.) efendimize itikat ve teslim imânla başlangıç hakkel ve ilmen yaklaşmayı sahih itikat ve iman tesbitleriyle ulaşabilir. Bu yolun teslimiyet yolundan başka yolu yoktur. Müslümanların kültürü asla buna karşılık olmaz.
Tehlike İzahı: İşaret yolsuzluk. Bu asırda yüz insan İslâm’a teslim senet, tesbite müteşebbis olsa. Bir birlikte yetmişi mü’min, otuzu da kâfir olur gibi. Mü’min ve mü’minatlık başlangıç seçilse, birliklerin yetmiş üçe bölünmesiyle de yetmiş iki sapık Müslüman ve biri sahih müslümân olur. Bu tehlikelerden korunmak şart ve sebeptir. Mürşid-i Kâmilsiz bu hayat yolu aşılamaz. Nur itaat-ta emir ve yasaklarda Rızâen Lillâh itaat bereketi, galibiyeti aynel özde yakınlığı bilip duyarak başlamışlarda. Duyarak bilgili dünya şartlı ve sebepli yaşantıları vardır.
İNSAN:
“Dünyada Âdemoğlu bahsiyle yaratılan insan; ruh ile beden arasında yaşantı yapılanma boyut değerleri birliği hayırlı, itaatkâr nurlu ise görmese de ruha bakar, eseri delil emre itaat eder. Kendi şerefli boyut değerleri akilli, vicdanlı, namuslu ve güzel ahlâk vs. apaçık nârlı bedenini görür, yasaklara itaat eder. Nâr beden bu kıymetli birliği göremez. En basit taklit isyanı konuşan hayvan veya ya ot olsun. Hür iradelerde dünya donatım tesisleri kadar mükellef ihtimallerin sonsuz türünde hür insan ve cinler hariç bütün canlılar itaatkâr ruh ile beden arasındaki değerleri kolay söylenebilecek otomatiktir. İnsan istese de olamaz. Programlı, bandlı ve kasetli oyuncak robotluğu taklitlerini başarabilir. Dünyada sömürücülük bu üzerine ölü toprağı serpilmiş canlı cenaze insan ekseriye türemiştir. Lâftan anlamaz nâr hortlakları Deccal ordularıdır. Şuursuz taklit zoruyla saplanışlı canlı cenazelerin kendilerini Müslüman zannetmeleri, kâfirliğe bir de yobaz aşağılama gururu vermişlerdir. Kendilerinin nâr yobazı olduklarını göremezler.
29 KASIM 1995.
Bu tez Lenün İlmi ile yazıldı. (Devamı üçüncü sayfasındadır.)
Turan Özşahiner
Lütfen Dikkat! Sitemizi kaynak göstermeden kesinlikle alıntı yapmayınız!!!
